Uzun bir aradan sonra, yeni oyun kodları paylaşmaya devam edeceğim. Biraz fazla oldu bu ara ama zaman bulamadım... Aralık ayında ekleyeceğim ilk kod Son Samuray oyunun kodu... Dövüş kategorisinde olan bu oyunu sizlerle paylaşmak istedim. Oyun Kuzusu sitesi oyunu Türkçe hale getirmiş, bu yüzden kendilerine teşekkür ederiz.
Uzun bir aradan sonra, yeni oyun kodları paylaşmaya devam edeceğim. Biraz fazla oldu bu ara ama zaman bulamadım... Aralık ayında ekleyeceğim ilk kod Son Samuray oyunun kodu... Dövüş kategorisinde olan bu oyunu sizlerle paylaşmak istedim. Oyun Kuzusu sitesi oyunu Türkçe hale getirmiş, bu yüzden kendilerine teşekkür ederiz.
Web nedir?
Web kelimesinin Türkçe karşışığı Ağ' dır. Web, internet üzerindeki servislerden birisidir (www, world wide web). İnternet üzerinde yazı, grafik, resim, ses ve videolardan oluşan dökümanları uzaktaki bilgisayarlara iletme işlemini yürütür. Web dökümanları internete bağlı her bilgisayardan yayımlanabilir ve görülebilir
Web Sayfasının Hazırlanması
Web sayfaları özel bir programlama dili ile yazılır. Bu dile HTML (Hypertext Markup Language) denir. Bu dil yalnız yazıları değil grafik, resim, ses iletimini de yapabilmektedir. Yazı, resim ve grafiklere hareket katarak, kısaca video diye adlandırılan dinamik web sayfaları oluşturulabilmektedir. Bunların hazırlanabilmesi için çok sayıda yazılım kullanılır. Bu yazılımların her biri ayrı uzmanlık ister. Ancak, kullanıcı bunları bilmek zorunda değildir. Web sayfasını hazırlayanlar, kullanıcının önüne etkileşimli kullanıcı dostu menüler koyarlar. Mouse yardımıyla, kullanıcı, web servisinin izin verdiği her işi yapabilir.
Web Sunucuları
İnternete bağlı olan ve bir IP (Internet Protocol) numarası olan her bilgisayar web sunuculuğu yapabilir. Hazırlanan bir web sayfasının internette yayımlanabilmesi için sunumu yapan bir yazılımın olması gerekir. Bunu yapan çeşitli yazılımlar vardır. En yaygın olanı Apache Server adıyla bilinen yazılımdır. İnternete bağlı ve üzerinde bir web sunucu yazılımı olan bilgisayar bir web sunucudur. Bir web sunucu bir çok web sayfasını ve web sitesini yayımlayabilir. Bu işi yapan bilgisayarlara web sunucuları denir. Web sunuculuğu yapan bir çok ticari ve resmi kuruluş vardır.
Web Tarayıcıları
Web dökümanlarını (web sayfalarını) görüntüleyen yazılımlardır. Zamanla, bu yazılımlara başka işlevler de yüklenmiştir. Örneğin, e-posta, newsgroups vb. Web tarayıcıları arasında en yaygın olanları Lynks, Mosaic, MS Internet Explorer ve Netscape Navigator' dır. Bunlara ek olarak yeni web tarayıcıları ortaya çıkmıştır. Opera, NeoPlanet gibi web tarayıcıları bunlara gösterilebilecek iyi örneklerdir. Bunlar hemen hemen benzer işlevlere sahiptir. Aralarında, ayrılıklar, ek hizmetlerle ilgilidir. Özellikle, Opera küçük boyutu ve hızıyla dikkat çekicidir. Kullanıcı, genellikle ilk alıştığı web tarayıcısını tercih eder. Web tarayıcıları ücretsizdir. İnternetten indirilebilir.
Web Servisini Kullanan Diğer Protokoller
FTP: (File Transfer Protocol) internet üzerinde dosya alışverişi yapmayı sağlayan bir protokoldür. Web sunucuları gibi FTP sunucuları vardır. Bunların bir kısmı herkese açık dosyaları sunarlar. Anonymous kullanıcı adıyla bu sunuculara erişilebilir ve istenen dosyalar indirilebilir. Bazı ftp sunucuları yalnız yetki verilen kullanıcılara hizmet sunar. Bu tür sunuculardan herkes servis alamaz. Bir FTP sunucusunun URL adresinin sözdizimi, http servisindekine benzer. Örneğin, ftp://ftp.baskent.edu.tr ifadesi ftp servisi veren bir bilgisayarın URL adresidir. Unix, Linux, Windows, Macintosh gibi farklı işletim sistemlerinde çalışan farklı ftp yazılımları vardır. Bunların bir kısmı grafik arayüzlere sahiptir, dolayısıyla kullanılmaları çok kolaydır. Windows işletim sistemi altında yaygın kullanılanlara örnek olarak WS_FTP ve CuteFTP adlı yazılımları gösterebiliriz.
Gopher: Gopher internet üzerindeki bir servisin protokolüdür. 1991 yılında Minnesota Üniversitesinde geniş ölçekli bilgi paylaşımını sağlamak amacıyla yaratılmıştır. Örneğin, sunuculardaki bibliyografya, telefon numaraları vb.gibi belli bir konudaki geniş veri tabanlarını kullanıcıya sunar. Grafiksel arayüzü sayesinde, kullanıcı, sunucu bilgisayarda istediği veri tabanına girerek istediği bilgiyi alabilir. Özellikle, Unix tabanlı işletim sistemlerinde çok kullanılır. http protokolünün yaygınlaşmadan sonra, gopher sunucularına web servisi ile de erişmek mümkün olmuştur. Bir Gopher sunucusunun URL adresinin sözdizimi, http servisindekine benzer.
Wais: (Wide Area Information Service) internet üzerindeki bir servisin protokolüdür. Sunucu bilgisayardaki bir veri tabanından bir grup sözcüğe eşleşen verileri bulmaya yarar. Web tarayıcılarının geri planında çalıştığı için, kullanıcı çoğunlukla wais' in varlığını bile farketmez.
Telnet: Telnet uzaktaki bilgisayarı kullanmayı sağlayan bir yazılımdır. Telnet unix, linux, windows gibi farklı işletim sistemlerinde çalışır. Bazı web tarayıcılar, kullanıcıya bu olanağı sağlar.
Netnews: İnternet üzerindeki ilginç servislerden birisidir. 1979 yılında Truscott ve Ellis tarafından Duke Üniversitesi ile North Caroline Üniversitesi arasında veri iletişimi sağlamak için geliştirilen sistem, bu gün Bulletin Board service diye bilinen yaygın bir hizmetin doğmasına önayak olmuştur. Çok sayıda news grupları oluşmuştur. Grubun bir üyesi, konuyla ilgili haber ya da uzun makaleleri öteki üyelere gönderebilir. Netnews, internet üzerinde NNTP (Network News Transfer Protocol) protokolünü kullanır. Bağımsız yazılımlarla çalışabildiği gibi, web servisiyle birlikte de kullanılabilmektedir.
Mailto: İnternet üzerindeki e-mail servisi sağlar. Web tarayıcıları içinden bu hizmete erişilebilmektedir.
Gopher: Gopher internet üzerindeki bir servisin protokolüdür. 1991 yılında Minnesota Üniversitesinde geniş ölçekli bilgi paylaşımını sağlamak amacıyla yaratılmıştır. Örneğin, sunuculardaki bibliyografya, telefon numaraları vb.gibi belli bir konudaki geniş veri tabanlarını kullanıcıya sunar. Grafiksel arayüzü sayesinde, kullanıcı, sunucu bilgisayarda istediği veri tabanına girerek istediği bilgiyi alabilir. Özellikle, Unix tabanlı işletim sistemlerinde çok kullanılır. http protokolünün yaygınlaşmadan sonra, gopher sunucularına web servisi ile de erişmek mümkün olmuştur. Bir Gopher sunucusunun URL adresinin sözdizimi, http servisindekine benzer.
Wais: (Wide Area Information Service) internet üzerindeki bir servisin protokolüdür. Sunucu bilgisayardaki bir veri tabanından bir grup sözcüğe eşleşen verileri bulmaya yarar. Web tarayıcılarının geri planında çalıştığı için, kullanıcı çoğunlukla wais' in varlığını bile farketmez.
Telnet: Telnet uzaktaki bilgisayarı kullanmayı sağlayan bir yazılımdır. Telnet unix, linux, windows gibi farklı işletim sistemlerinde çalışır. Bazı web tarayıcılar, kullanıcıya bu olanağı sağlar.
Netnews: İnternet üzerindeki ilginç servislerden birisidir. 1979 yılında Truscott ve Ellis tarafından Duke Üniversitesi ile North Caroline Üniversitesi arasında veri iletişimi sağlamak için geliştirilen sistem, bu gün Bulletin Board service diye bilinen yaygın bir hizmetin doğmasına önayak olmuştur. Çok sayıda news grupları oluşmuştur. Grubun bir üyesi, konuyla ilgili haber ya da uzun makaleleri öteki üyelere gönderebilir. Netnews, internet üzerinde NNTP (Network News Transfer Protocol) protokolünü kullanır. Bağımsız yazılımlarla çalışabildiği gibi, web servisiyle birlikte de kullanılabilmektedir.
Mailto: İnternet üzerindeki e-mail servisi sağlar. Web tarayıcıları içinden bu hizmete erişilebilmektedir.
Fenerbahçe Kayseri önünde şov yaptı, Galatasaray ile puan farkını yeniden 8'e çıkardı! Sarı lacivertliler, 2013'ün kapanış maçında Kayserispor'u birbirinden güzel gollerle 5-1 yendi ve ilk yarıyı 8 puan farkla lider kapattı!
Fenerbahçe, Fenerbahçeli'ye harika bir yıl kapanışı yaşattı! Lider sarı lacivertliler, Kayserispor'u gole boğdu, taraftarını şova doyurdu: 5-1
Spor Toto Süper Lig'de 2013-2014 sezonunun ilk yarısının kapanış maçında Kayserispor'u ağırlayan
Fenerbahçe, izleyenlere müthiş bir 2. yarı yaşattı. 0-0 sona eren ilk 45 dakikanın ardından coşan sarı lacivertliler, Baroni (pen), Sow, Mehmet Topal, Emenike ve Caner'in golleriyle karşılaşmayı 5-1 kazandı. Konuk ekipte ise Bobo'nun ayağından gelip skoru 1-1 yapan gol puana yetmedi...Bu galibiyetle 41 puana yükselen Fenerbahçe, ligin ilk yarısını en yakın takipçisi Galatasaray'ın 8 puan önünde lider tamamladı.
GOLSÜZ İLK YARI...
Mücadeleye Fenerbahçe Volkan, Gökhan Gönül, Bekir, Egemen, Caner Erkin, Mehmet Topal, Meireles, Kuyt, Cristian, Sow, Emenike 11'iyle başlarken, rakip Kayserispor da Gökhan, Salih, Abdullah, Zurab, Ömer, Sefa, Mijailovic, Biseswar, Mouche, Taner, Bobo dizilişile sahadaki yerini aldı.
İlk tehlike 5. dakikada yaşandı. Gelişen Fenerbahçe atağında sağ kanatta topla buluşan Moussa Sow, çizgiye indikten sonra ceza sahasına girmeden ortasını yaptı. Kafalardan seken top Gökhan Gönül'ün önünde kaldı. Yıldız sağ bek ceza sahası içi sağ çaprazdan şutunu çekti ama top kaleci Gökhan Değirmenci'de kaldı.
10. dakikada ceza alanı dışından Caner Erkin, 12. dakikada da ceza alanı içinden Emenike'nin şutlarında yine kaleci Gökhan gole izin vermedi.
10. dakikada ceza alanı dışından Caner Erkin, 12. dakikada da ceza alanı içinden Emenike'nin şutlarında yine kaleci Gökhan gole izin vermedi.
21. dakikada Sow ile gole yaklaşan Fenerbahçe'de ardından Baroni'nin girişimleri izlendi ardı ardına. Brezilyalı oyuncu 26. dakikada Gökhan Gönül'ün ortasına penaltı noktası üzerinde gelişine vurdu, top direğin yanından auta gitti. 28. dakikada bu kez ceza alanı dışından sert vurdu, kaleci Gökhan uzanarak, meşin yuvarlağı kornere çeldi. 5 dakika sonra yine Baroni, bu kez Emenike'nin pasıyla ceza yayı önünde topla buluştu, şutunda top üstten auta çıktı.
Fenerbahçe çok iyi futbol oynamamasına rağmen rakip kalede tehlikeler üretiyor, rakibi tehdit ediyor ama alt edemiyordu. Ve zaten ilk yarı da neticelenmeyen girişimlerin gölgesinde 0-0 sona erdi.
BAŞ DÖNDÜREN 2. YARI...
İkinci yarı başlarken, maçı izleyenlerin umudu topun artık çizgiyi geçmesiydi. Ama hiç şüphe yok ki kimse bu kadarını beklemiyordu. Çünkü 50. dakikadan sonrası adeta tufan olacaktı...
Tabelada ilk değişiklik 52. dakikada oldu. Ceza sahası içi sağ çaprazda topla buluşan Gökhan Gönül ortasını açtı fakat top, ceza sahası içinde Taner Yalçın'ın eliyle buluşunca hakem İlker Meral penaltı noktasını gösterdi. Topun başına geçen Cristian Baroni, meşin yuvarlağı ve kaleciyi farklı köşelere gönderip tribünlerin sabırsızlıkla beklediği golü attı: 1-0
Fenerbahçe ısrarla aradığı golü bulmuş, öne geçmişti. Şimdi merak edilen buna Kayserispor'un mu yanıt vereceği yoksa Fenerbahçe'nin mi devamını getireceğiydi. Ve yanıtlar ardı ardına geldi. Önce 1. seçenek gerçekleşti, ama sonrasında Fenerbahçe izleyenlerin başını döndüren bir şekilde 2. senaryoyu hayata geçirdi.
Fenerbahçe'nin golünden 7 dakika sonra Kadıköy'de sevinç yarıda kaldı. 59. dakikada hızlı gelişen Kayserispor atağında orta alanda topla buluşan Taner Yalçın pasını sağ kanattaki takım arkadaşı Salih Dursun'a verdi. Salih Dursun'un ortasında ön direğe hareketlenen Bobo topu filelerle buluşturdu: 1-1
Ancak Kayserispor'un sevinci daha da kısa sürecek, hatta kursağında kalacaktı. Gol sağanağı 61'de Sow ile başladı. Dirk Kuyt'ın ceza sahasına girdikten sonra ortaya çevirdiği topla arka direkte buluşan Moussa Sow, topu filelerle buluşturdu: 2-1
İzleyenler arka arkaya gelen 3 golü tartışırken, Mehmet Topal 2 dakika sonra konuyu dağıttı... Sol kanattan kazanılan köşe vuruşunu Cristian Baroni kullandı, ön direğe gelen topa iyi hareketlenen Mehmet Topal farkı 2'ye çıkardı: 3-1
İyice morallenen Fenerbahçe'nin farkı artırması uzun sürmedi. 70'de Emenike'nin füzesi Kayseri'nin gardını tamamen indirdi. Hızlı gelişen Fenerbahçe atağında topla buluşan Cristian Baroni ceza sahasına girmeden ortasını yaptı. Günün maestrosu Baroni'nin ortasında topla buluşan Moussa Sow topu Emmanuel Emenike'nin önüne bıraktı. Emmanuel Emenike de yüzünü kaleye dönüp öyle bir füze çıkardı ki ilk yarıda kaleye duvar ören kaleci Gökhan'ın çabaları boşunaydı: 4-1
İyice morallenen Fenerbahçe'nin farkı artırması uzun sürmedi. 70'de Emenike'nin füzesi Kayseri'nin gardını tamamen indirdi. Hızlı gelişen Fenerbahçe atağında topla buluşan Cristian Baroni ceza sahasına girmeden ortasını yaptı. Günün maestrosu Baroni'nin ortasında topla buluşan Moussa Sow topu Emmanuel Emenike'nin önüne bıraktı. Emmanuel Emenike de yüzünü kaleye dönüp öyle bir füze çıkardı ki ilk yarıda kaleye duvar ören kaleci Gökhan'ın çabaları boşunaydı: 4-1
Fenerbahçe attıkça rahatlıyor, rahatladıkça goller daha da cüretkar hale geliyordu. Ki, bu konuda zirveye bayrağı diken Caner oldu. 76. dakikada ceza sahası yayına gönderilen yüksek top, kafalardan sekip ceza sahasının sol köşesine geldi. Herkes, sekerek gelen topa hareketlenen Caner'in kontrol ve orta yapmasını beklerken, milli oyuncu gelişine muhteşem bir şut çekip yılın son maçında yılın en güzel gollerinden birine imzasını koydu: 5-1
Kalan dakikalarda başka gol olmayınca Fenerbahçe, mücadeleden 5-1'lik galibiyetle ayrıldı...
FENERBAHÇE: 5 - KAYSERİSPOR: 1Stat: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
Hakemler: İlker Meral, İsmail Şencan, Hakan Yemişken
Fenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Bekir İrtegün, Egemen Korkmaz, Caner Erkin, Mehmet Topal (Dk. 86 Salih Uçan), Meireles (Dk. 71 Alper Potuk), Kuyt, Cristian, Sow (Dk. 77 Webo), Emenike
Kayserispor: Gökhan Değirmenci, Salih Dursun, Mijailovic, Khizanishvili, Ömer Bayram, Sefa Yılmaz (Dk. 46 Alper Uludağ), Abdullah Durak (Dk. 51 Okay Yokuşlu), Taner Yalçın, Mouche, Biseswar (Dk. 80 Mert Nobre), Bobo
Goller: Dk. 51 Cristian (Penaltıdan), Dk. 61 Sow, Dk. 63 Mehmet Topal, Dk. 70 Emenike, Dk. 76 Caner Erkin (Fenerbahçe), Dk. 59 Bobo (Kayserispor)
Sarı Kartlar: Dk. 36 Salih Dursun, Dk. 62 Khizanishvili (Kayserispor), Dk. 41 Caner Erkin (Fenerbahçe)
Kalan dakikalarda başka gol olmayınca Fenerbahçe, mücadeleden 5-1'lik galibiyetle ayrıldı...
FENERBAHÇE: 5 - KAYSERİSPOR: 1Stat: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
Hakemler: İlker Meral, İsmail Şencan, Hakan Yemişken
Fenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Bekir İrtegün, Egemen Korkmaz, Caner Erkin, Mehmet Topal (Dk. 86 Salih Uçan), Meireles (Dk. 71 Alper Potuk), Kuyt, Cristian, Sow (Dk. 77 Webo), Emenike
Kayserispor: Gökhan Değirmenci, Salih Dursun, Mijailovic, Khizanishvili, Ömer Bayram, Sefa Yılmaz (Dk. 46 Alper Uludağ), Abdullah Durak (Dk. 51 Okay Yokuşlu), Taner Yalçın, Mouche, Biseswar (Dk. 80 Mert Nobre), Bobo
Goller: Dk. 51 Cristian (Penaltıdan), Dk. 61 Sow, Dk. 63 Mehmet Topal, Dk. 70 Emenike, Dk. 76 Caner Erkin (Fenerbahçe), Dk. 59 Bobo (Kayserispor)
Sarı Kartlar: Dk. 36 Salih Dursun, Dk. 62 Khizanishvili (Kayserispor), Dk. 41 Caner Erkin (Fenerbahçe)
Babil
Büyük İskender veya III. Aleksanderİskender Rumiİskender Yunani (Yunanca (Megas Aleksandros)) Makedonyalı İskender olarak da bilinir (20 Temmuz M.Ö. 356 Pella Makedonya - 10 Haziran M.Ö. 323 Babil) M.Ö. 336 - M.Ö. 323 yılları arasında Makedonya kralı ve tarihteki en büyük komutanlardan biri. Makedonya kralı II. Filip'in oğlu.
Pers İmparatorluğu'nu yıkarak Yunanistan'dan Hindistan'a kadar uzanan büyük bir imparatorluk kurmuş Eski Yunan uygarlığının Doğu'ya yayılmasında etkili olmuş ve efsanevi bir kahramana dönüşmüştür.
Gençliği ve tahta geçişi
II. Filip ile Epeiros (Epir) kralı Neoptolemos'un kızı Olimpias'ın oğlu olan İskender 13-16 yaşlarında Aristo'dan aldığı derslerin etkisiyle felsefe tıp ve bilime ilgi duydu. Babası II. Filip'in Bizans'a (İstanbul) saldırdığı M.Ö. 340'ta Makedonya'yı yönetti ve bir Trak kabilesini yendi iki yıl sonra II. Filip'in Yunanlılara karşı kazandığı Kaironeya Çarpışması'nda ordunun sol kanadına komuta etti.
II. Filip ile Epeiros (Epir) kralı Neoptolemos'un kızı Olimpias'ın oğlu olan İskender 13-16 yaşlarında Aristo'dan aldığı derslerin etkisiyle felsefe tıp ve bilime ilgi duydu. Babası II. Filip'in Bizans'a (İstanbul) saldırdığı M.Ö. 340'ta Makedonya'yı yönetti ve bir Trak kabilesini yendi iki yıl sonra II. Filip'in Yunanlılara karşı kazandığı Kaironeya Çarpışması'nda ordunun sol kanadına komuta etti.
II. Filip'in öldürülmesinin (M.Ö. 336) ardından komutanlarca kral ilan edildi. Öncelikle bütün olası hasım ve rakiplerini öldürttü. Babasının sağlığında Asya seferini gerçekleştirmek üzere oluşturulan Korintos'taki Helen Birliği sinhedrion'da (meclis) bu birliğin hegemonu ve başkomutanı seçildi. Delphoi üzerinden Makedonya'ya dönerken M.Ö. 335 ilkbaharında Trakya'ya girdi. Şipka Geçidini aşarak Triballileri (Triballoi) ezdikten sonra Tuna'nın öbür yakasına geçerek Getaları dağıttı. Ardından batıya dönerek Makedonya'yı istila etmiş olan Hiryalıları yendi.
Bu sırada öldüğüne ilişkin söylentiler üzerine Atina'da ayaklanma patlak verdi. Bu ayaklanmanın ardında hem yeni Pers kralı III. Dara'nın mali desteği hem de Demostenes'in çabaları yatıyordu. Askerlerini Günde 30 km gibi o çağa göre çok yüksek bir hızla ilerleterek Yunanistan'a giren İskender tapınaklar ve şair Pindaros'un evi dışında bütün Teb'i yerle bir etti. Yaklaşık 6 bin kişinin öldürüldüğü sağ kalanların köle olarak satıldığı bu sindirme hareketi sonunda bütün Yunan Devletleri Makedonya üstünlüğüne boyun eğdi.
Asya'nın fethi
Büyük İskender'in Pers hükümdarı III. Dara ile savaşmasını gösteren temsili resimTahta çıkışından beri Pers İmparatorluğu'nu ele geçirmeyi tasarlayan Büyük İskender II. Filip'in kurduğu orduyu beslemek ve 500 talente ulaşan borçları ödemek için gerekli kaynakları bulma düşüncesiyle hemen sefer hazırlıklarına girişti. Kral naibi olarak yönetimi Sibon'lu Antipatros'a bıraktıktan sonra M.Ö. 334 ilkbaharında toplam 30 bin piyade ve 5 binin üzerinde süvariden oluşan ordusuyla yola çıktı. Bu ordunun içinde 14 bin Makedonyalı ve Helen Birliği'ne bağlı 7 bin Asker yer alıyordu. Silah ve güç dağılımı açısından çok iyi düzenlenen orduya Mühendis mimar bilim adamı saray görevlisi ve tarihçiler de eşlik ediyordu.
Büyük İskender'in Pers hükümdarı III. Dara ile savaşmasını gösteren temsili resimTahta çıkışından beri Pers İmparatorluğu'nu ele geçirmeyi tasarlayan Büyük İskender II. Filip'in kurduğu orduyu beslemek ve 500 talente ulaşan borçları ödemek için gerekli kaynakları bulma düşüncesiyle hemen sefer hazırlıklarına girişti. Kral naibi olarak yönetimi Sibon'lu Antipatros'a bıraktıktan sonra M.Ö. 334 ilkbaharında toplam 30 bin piyade ve 5 binin üzerinde süvariden oluşan ordusuyla yola çıktı. Bu ordunun içinde 14 bin Makedonyalı ve Helen Birliği'ne bağlı 7 bin Asker yer alıyordu. Silah ve güç dağılımı açısından çok iyi düzenlenen orduya Mühendis mimar bilim adamı saray görevlisi ve tarihçiler de eşlik ediyordu.
Homeros'tan aldığı esinle önce İlion'u ( Troya) ziyaret ederek Akhilleus'un mezarına çelenk koyan İskender Pers ordularıyla ilk kez Granikos Çarpışması'nda karşı karşıya geldi. Bu çarpışmada elde ettiği zafer ona Batı Anadolu'nun kapılanın açtı. Yunanistan'da izlediği politikanın tersine tiranları sürerek demokrasilerin kurulmasına ön Ayak oldu. Ama kentleri fiilen kendisine bağlama yoluna gitti. Karya'daki Miletos (Milet) ve Halikarnassos ( Bodrum) kentlerinin direnişini kırarak yöneticilerini teslim olmaya zorladı.
M.Ö. 334-333 kışında Batı Anadolu'nun fethini tamamladıktan sonra M.Ö. 333 ilkbaharında Akdeniz kıyı yolunu izleyerek Perge'ye ulaştı. Söylenceye göre Frigya'dan geçerken Asya'ya hükmedecek kişinin çözebileceğine inanılan Gordion düğümünü kesti. Gordion'dan Ankira'ya (Ankara) yöneldi oradan da Kapadokya ve Kilikya Kapıları (Kilikiai pilai; bugün Gülek Boğazı) üzerinden güneye indi. Miryandros (bugün İskenderun yakınında) dolayında kamp kurduğunda Pers hükümdarı III. Dara da Pinaros Çayı (bugün Deliçay) kıyısında savaş düzeni almış bulunuyordu. Bu karşılaşmayı izleyen İssos Çarpışması (M.Ö. 333 sonbaharı) sonunda Dara kesin bir yenilgiye uğradı ve ailesini savaş alanında bırakarak kaçtı.
Büyük İskender aslanla savaşırkenİskender bu zaferden sonra Suriye ve Fenike'ye doğru ilerledi. Amacı Fenike kıyılarını fethederek Pers donanmasını üssüz bırakmak ve etkisizleştirmekti. Dareios' Un barış önerisine karşı kendisini Asya'nın efendisi olarak tanımasını ve koşulsuz teslim olmasını istedi. Başlangıçta Pers kentlerini kolayca ele geçirmesine karşın Tiros (bugün Sur) önünde sert bir direnişle karşılaştı. Uyguladığı bütün kuşatma taktiklerine karşın bu müstahkem Ada kenti yedi Ay boyunca başarıyla saldırılara karşı koydu. Kuşatma sürerken Dara ailesi için fidye olarak 10 bin talent ödemeyi ve Fırat Irmağının batısında kalan topraklan bırakmayı önerdi. Bu olayla ilgili olarak İskenderun komutanı Parmenion'un "İskender'in yerinde olsam kabul ederdim" dediği buna karşılık İskender'in de "Parmenion olsaydım ben de kabul ederdim" biçiminde bir karşılık verdiği anlatılır.
Tiros şiddetli saldırılara daha fazla direnemeyerek M.Ö. Temmuz 332'de düştü. İskender'in en büyük askeri başarısı sayılan bu harekâta geniş çaplı bir yağma da eşlik etti. Kentin bütün erkekleri öldürüldü kadın ve çocukları da köle olarak satıldı. Suriye'yi Parmanion'a bırakarak güneye ilerleyen İskender Gaza'da (Gazze) iki ay süren direnişe son verdikten sonra İÖ Kasım 332'de Mısır'a girdi ve halk tarafından kurtarıcı olarak karşılandı. Memphis'te (Memfis) kutsal Apis'e kurbanlar keserek firavunların geleneksel çifte tacını giydi.
Kışı Mısır'da yönetimi düzenlemekle geçirdi. Mısırlı yöneticiler atamakla birlikte orduyu Makedonyalıların komutasında tuttu. Günümüzde İskenderiye olarak anılan Aleksandreya kentini kurdurdu. Bazı kaynaklara göre Nil'in taşmasının nedenlerini araştırmak üzere bir keşif grubunu görevlendirdi. Siva'da ünlü bir kahinin İskender'in Zeus'un oğlu olduğunu ilan etmesi ve Amon Tapınağında Tanrı Amon ile görüştüğü yolundaki söylentiler onun halkın gözündeki tanrısallığını bir kat daha arttırmıştı. Mısır'ın fethiyle Doğu Akdeniz'de kesin denetimi sağlayan İskender M.Ö. 331 ilkbaharında Tiros'a döndü.
Büyük İskender anıtı SelanikSuriye'ye Makedonyalı bir satrap atadıktan sonra Mezopotamya'ya ilerledi ve temmuzda Fırat kıyısındaki Tapsakos'a vardı. Ninive'yle Arbela (Erbil) arasındaki Gaugamela Ovasında Dara'yla yeniden karşı karşıya geldi ve onu bir kez daha yenerek kaçmaya zorladı (bak. Gaugamela Savaşı). Güneye inerek Babil'i aldı ve Mazayos adında bir Persi satrap olarak atadı. Ardından Susa'ya girdi ve Zagros Dağlarını aşarak İran içlerine yöneldi. Persepolis'te I. Kserkses'in sarayını törenle yaktı. Kserkses'in Yunanistan'da yaptıklarına karşı bir misilleme olan bu hareketle aynı zamanda "öç seferi"nin sona erdiğini gösterdi.
M.Ö. 330 ilkbaharında Media'ya girerek başkent Ekbatana'yı aldıktan sonra Yunanlı askerlerin geri dönmesine izin verdi. Pers topraklarını içine alan yeni bir imparatorluk kurmayı ve "Asya'nın efendisi" olmayı amaçlayan İskender daha doğudaki toprakları ele geçirmeye yönelik yeni bir sefer başlattı. Kısa sürede yerel satraplara boyun eğdirerek Hazar kıyılarına oradan da Afganistan içlerine ulaştı. Bu fetihler sırasında Makedonyalı ve Pers bileşimine dayalı yeni bir yönetim sistemi oluşturduğundan eski komutanlarıyla baş-gösteren anlaşmazlıklar giderek derinleşti.
Kendisine suikast girişimiyle suçladığı Parmenion'la oğlunu ortadan kaldırarak ordusunu yeni baştan düzenledi. M.Ö. 330-329 kışında Helmand Irmağını izleyerek kuzeye doğru ilerledi. Bu sırada Baktriane satrabı Bessus'un genel bir ayaklanma başlatması üzerine Hindukuş Dağlarını aşarak karışıklıklara son verdi. Bu harekâtı yürütürken Siriderya' ya kadar ilerledi ve burada İskitlerin sert direnişiyle karşılaştı. Başka göçebe halkların da ayaklanmasıyla büyük güçlükler çıkaran bu direnişi ancak M.Ö. 328 sonbaharında bastırabildi.
Davranışlarıyla giderek bir Doğu despotuna dönüşen İskender Pers hükümdarları gibi giyinmeye ve proskinesis (hükümdar karşısında yere kapanarak selamlama) uygulaması gibi Pers geleneklerini benimsemeye başladı. Bu arada Baktriane prenseslerinden Roksana'yla evlendi. Kendini tanrılaştırmaya giriştiyse de Makedonyalılar ve Yunanlılarca alaya alınınca bundan vazgeçmek zorunda kaldı. Bir komploya karıştığı gerekçesiyle tarihçi Kallisthenes'i hapse attırması bilgin ve filozoflar arasındaki desteğini yitirmesine neden oldu.
Hindistan'ın fethi
Büyük İskender'in Hindistan'ı fethini canlandıran temsili resimEle geçirdiği ülke halklarından yeni askerler toplayarak engebeli arazide savaşma yeteneğine sahip yeni bir ordu oluşturan İskender M.Ö. 327 yazında Hindistan üzerine yürümek amacıyla Baktriane'den ayrıldı. Daha hafif silahlar kullanan piyade birliklerinin yanı sıra ok ve mızrak kullanan süvari birliklerinin yer aldığı bu ordunun asıl savaşçı gücü 35 bin askerden oluşuyordu. Plutarkhos'un bu ordu için verdiği 120 bin rakamının yedek kuvvetleri katır ve deve sürücüleriniSağlık görevlilerini seyyar satıcıları askerleri eğlendirmekle görevli gösteri gruplarını kadın ve çocukları da kapsadığı sanılmaktadır.
Büyük İskender'in Hindistan'ı fethini canlandıran temsili resimEle geçirdiği ülke halklarından yeni askerler toplayarak engebeli arazide savaşma yeteneğine sahip yeni bir ordu oluşturan İskender M.Ö. 327 yazında Hindistan üzerine yürümek amacıyla Baktriane'den ayrıldı. Daha hafif silahlar kullanan piyade birliklerinin yanı sıra ok ve mızrak kullanan süvari birliklerinin yer aldığı bu ordunun asıl savaşçı gücü 35 bin askerden oluşuyordu. Plutarkhos'un bu ordu için verdiği 120 bin rakamının yedek kuvvetleri katır ve deve sürücüleriniSağlık görevlilerini seyyar satıcıları askerleri eğlendirmekle görevli gösteri gruplarını kadın ve çocukları da kapsadığı sanılmaktadır.
Hindukuş Dağlarını ikinci kez geçen İskender M.Ö. 326 baharında İndus Irmağı yakınındaki Taksila'ya (bugün Takshaşila) girdi. Hydaspes (bugün Cihelum) ile Akesines (bugün Çenab) ırmakları arasındaki bölgenin hükümdarı Poros'u Hidaspes Çarpışması'nda yenilgiye uğrattı. Başarısını kutlamak üzere Aleksandreia Nikaia kentini ayrıca burada ölen atı Boukefalos'un adını verdiği Bukefala (Boukephalia) kentini kurdu. Asya'nın doğusuna doğru yoluna devam etmek için Hifasis (Beas) Irmağına kadar gitmesine karşın ordusunun ayaklanmak üzere olduğunu görerek geri dönmeye karar verdi.
Hidaspes Irmağı kıyısında 800-1.000 gemiden oluşan bir donanma kurduktan sonra bazı birlikleri karadan yürüterek İndus Irmağı boyunca Hint Okyanusuna kadar ilerledi. Bu arada Hydroates (Ravi) Irmağı yakınlarında Mallilerle girişilen çarpışmada ağır biçimde yaralandı. M.Ö. Ağustos 325'te İndus Deltasının ağzındaki Patala'ya vardı; burada bir liman ve tersane yaptırdı. Dönüş yolculuğu için ordusunun bir bölümü Nearkhos'un komutasındaki gemilerle İÖ Eylül 325'te denize açılırken kendisi de kıyıyı izleyerek yiyecek sıkıntısı içinde ve çok zor koşullarda Gedrpsia'yı (bugün Belucistan) geçti. Bu arada Hindistan seferi hazırlıklarına basladı.
İmparatorluğun güçlendirilmesi
Büyük İskender adına basılmış madeni paraDaha Hindistan seferine başlamadan yönetimde kanlı temizlik hareketlerini başlatan İskender yokluğu sırasında da bu politikayı sürdürerek satraplarından üçte birini değiştirmiş altısını öldürtmüştü. MÖ 324 ilkbaharında Susa'ya vardığında hazine görevlisi Harpalos'un 6 bin paralı asker ve 5 bin talentle Yunanistan'a kaçtığını öğrendi (Harpalos daha sonra Girit'te öldürüldü). Makedonyalılarla Persleri kaynaştırma politikasına daha çok ağırlık verdiği bu dönemde Dareios'un kızı Barsine'yle (Stateira olarak da bilinir) evlendi ve komutanlarıyla askerlerini de aynı yolu izlemeye özendirdi. Ama Perslerin ordu ve yönetimde giderek eşit bir konuma yükselmesi Makedonyalıların tepkisini çekmeye başladı.
Büyük İskender adına basılmış madeni paraDaha Hindistan seferine başlamadan yönetimde kanlı temizlik hareketlerini başlatan İskender yokluğu sırasında da bu politikayı sürdürerek satraplarından üçte birini değiştirmiş altısını öldürtmüştü. MÖ 324 ilkbaharında Susa'ya vardığında hazine görevlisi Harpalos'un 6 bin paralı asker ve 5 bin talentle Yunanistan'a kaçtığını öğrendi (Harpalos daha sonra Girit'te öldürüldü). Makedonyalılarla Persleri kaynaştırma politikasına daha çok ağırlık verdiği bu dönemde Dareios'un kızı Barsine'yle (Stateira olarak da bilinir) evlendi ve komutanlarıyla askerlerini de aynı yolu izlemeye özendirdi. Ama Perslerin ordu ve yönetimde giderek eşit bir konuma yükselmesi Makedonyalıların tepkisini çekmeye başladı.
Makedonya'da askeri eğitim gören 30 bin Persli gencin dönüşü Baktriane Sogdiana ve Arakhosia gibi Doğu ülkelerinden gelenlerin süvari birliğine ayrıca Pers soylularının kraliyet muhafız birliğine alınmaları bu hoşnutsuzluğu daha da artırdı. İskender'in Makedonyalı eski askerleri ülkeye geri göndermeye karar vermesi imparatorluğun güç ve yönetim merkezini Asya'ya kaydırmaya yönelik bir girişim olarak değerlendirildi. M.Ö. 324'te Gpis'te çıkan ayaklanmaya kraliyet muhafızları dışında bütün ordu katıldı. Bunun üzerine İskender bütün orduyu dağıtarak Perslerden yeni bir ordu kurdu ve ayaklanmanın sona ermesinden sonra 10 bin eski askeri armağanlarla yurda gönderdi.
Ölümü
İskender'in İmparatorluğuKendisine tanrısal onurlar yakıştıran ve bunu Yunan kentlerine zorla kabul ettiren İskender MÖ 324 kışında Luristan'da yerel halka yönelik sert bir sindirme hareketine girişti. İlkbaharda Babil'e geçerek bir bölümü uzak ülkelerden gelen elçileri kabul etti. Bu arada Hindistan'la deniz bağlantısını sağlamak için Arabistan kıyılarına yönelik bir sefer için hazırlıklara başladı. Ayrıca Hazar Denizi'nin ötesine bir keşif birliği gönderdi. Babil'de sulama kanalları yaptırmayı ve İran Körfezi kıyılarında yeni kentler kurmayı planladığı bir sırada uzun bir içkili eğlencenin ardından hastalandı ve on Gün sonra daha 33 yaşındayken öldü. Cenazesi önce Memfis'e oradan İskenderiye'ye götürüldü ve burada Altın bir tabuta kondu.
İskender'in İmparatorluğuKendisine tanrısal onurlar yakıştıran ve bunu Yunan kentlerine zorla kabul ettiren İskender MÖ 324 kışında Luristan'da yerel halka yönelik sert bir sindirme hareketine girişti. İlkbaharda Babil'e geçerek bir bölümü uzak ülkelerden gelen elçileri kabul etti. Bu arada Hindistan'la deniz bağlantısını sağlamak için Arabistan kıyılarına yönelik bir sefer için hazırlıklara başladı. Ayrıca Hazar Denizi'nin ötesine bir keşif birliği gönderdi. Babil'de sulama kanalları yaptırmayı ve İran Körfezi kıyılarında yeni kentler kurmayı planladığı bir sırada uzun bir içkili eğlencenin ardından hastalandı ve on Gün sonra daha 33 yaşındayken öldü. Cenazesi önce Memfis'e oradan İskenderiye'ye götürüldü ve burada Altın bir tabuta kondu.
İskenderin ölümünden sonra imparatorluk 4 parçaya ayrıldı. Cassander Yunanistan'a Creatus ve Antigonos Batı Asya'ya Seleukos Doğuya Ptolemy ise Mısır'a hükümdar oldular. Cassander güce olan tutkusunu kısa zamanda göstererek 7 yıl sonra İskender'in annesi Olimpias'ı idam ettirdi. 12. yılın sonunda ise İskenderin karısı Roksana ve imparatorluğun gerçek varisi olan oğlunu zehirlettirdiğinde ise artık İskenderin soyunu tamamen kurutmayı başarmıştı.
Değerlendirme Genç yaşta ölmesine karşın 12 yıl 8 ay süren hükümdarlık dönemine büyük çaplı seferleri sığdıran İskender'in kurduğu geniş imparatorluk temelde Perslerden kalma yönetim sistemine dayanıyordu. Bununla birlikte yerel satraplara bağlı olmayan tahsildarlardan oluşan merkezî bir vergi toplama mekanizması kurarak yeni bir mali sistemin temelini attığı bilinmektedir. Görevlilerin yolsuzlukları ve yiyiciliği nedeniyle bu sistemi iyi işletememekle birlikte sikke çıkarma hakkını tekeline alarak ve Pers hazinelerinde birikmiş Gümüş ve altını para biçiminde piyasaya sürerek bütün Önasya'da ve Akdeniz'de ticaret ve para ekonomisini geliştirdiği söylenebilir.
Öte yandan İskender'in yeni kentler kurması (Plutarkhos bu kentlerin sayısının 70'in üzerinde olduğunu söyler) Yunan yayılmasında yeni bir dönem açtı. Askeri birer üs olarak kurulan ama zamanla birer kültür ve ticaret merkezine dönüşen bu kentler Eski Yunan etkisinin Hindistan'a kadar yayılmasında önemli rol oynadı. Bu arada Pers-Makedonya karışımıyla yeni bir ırk yaratma girişimi sonuçsuz kaldıysa da Yunan kültürüne yatkın ama Doğu'ya özgü yeni bir soylu sınıfı ortaya çıktı.
Kendisini ve askerlerini en güç işlere yöneltmeyi başaran güçlü bir irade ve yetenekle esnek bir düşünce yapısını birleştiren İskender koşullar gerektirdiğinde geri çekilmeyi ve değişiklikler yapmayı bilen bir kişiydi. Düş gücü ve romantizmi kendisini Herakles Akilleus ve Diyonizos gibi kahramanlarla özdeşleştirmesine yol açacak ölçüde güçlüydü. Çabuk öfkelenme acımasızlık ve inatçılık gibi özellikleri uzun seferlerde daha çok ortaya çıkıyordu. Güvenmediği kişileri hiç sorgulamadan öldürmekten çekinmemesine karşın adamları onun peşinden gidiyor ona bağlı kalıyor ve güçlüklere katlanıyordu.
Dünyanın en büyük askeri dehaları arasında sayılan İskender değişik kuvvetleri bir arada kullanmada ve düşmanın yeni savaş biçimlerine yeni taktiklerle karşı koymada son derece ustaydı. Yaratıcılığıyla savaşın sonucunu belirleyecek fırsatları
değerlendirmeyi çok iyi bilirdi.
değerlendirmeyi çok iyi bilirdi.
İskender'in kısa süren hükümdarlığı Avrupa ve Asya tarihi açısından önemli bir dönüm noktası sayılır. Seferleri ve bilimsel araştırmalara merakı coğrafya ve doğa tarihi gibi konulardaki bilgilerin gelişmesine katkıda bulunmuş ayrıca büyük uygarlık merkezlerinin geliştirdiği bilgi birikiminin ortak bir potada kaynaşmasına zemin hazırlamıştır. Siyasal açıdan olmasa bile ekonomik ve kültürel açıdan Cebelitarık'tan Pencap'a uzanan ticarete ve toplumsal ilişkilere açık bir imparatorluk kurduğu ve ortak sayılabilecek bir uygarlığa ve bir lingua franca{*) olarak Yunan Koine lehçesine dayalı yeni bir dünya meydana getirdiği söylenebilir.
Sonuçta İskender kendisinin Herakles'in soyundan geldiğini benimsemesi ve kendisini tanrısallaştırması onun halkın gözündeki büyüklüğünü ifade etmekteydi. Temsil edilen figürlerinde bile kendisini Amon gibi koç boynuzu ile Herakles gibi Aslan başlı postuyla göstermektedir
Pasteur kimyager ve daha sonra bakteriyolog olarak yaşadığı çağda, tıbbın ilerlemesine çok büyük katkılarda bulundu. Fakat o tıp doktoru olmadığı için, 1800′lü yılların doktorları onun teorilerine burun kıvırıyorlardı. Pasteur buna hiç aldırmadan çalışmalarını sürdürdü, çünkü Pasteur’ün bakterilerin ya da mikropların gerçekten var olduklarına ve bunların hastalıklara yol açabileceğine olan inancı tamdı.
O kendi bildiği yöntemle yaptığı işe ve kendine inancını sürdürerek araştırmalarına devam etti. Bundan sonra ise i pekböceği hastalığına ve kuduza çare buldu. Pasteur ayrıca içtiğimiz sütün bozulmasını önlemenin yöntemini de keşfetti. Burada sütü 140 (fahrenheit) derecede otuz dakika süreyle ısıtmak ve sonra hızlı bir biçimde soğuttuktan sonra sütü kapalı ve sterilize edilmiş şişelere koymak gerekiyordu. Bu yöntem sütü mikroplardan arındırmak için günümüzde de kullanılmaktadır.
Bu yönteme, Louis Pasteur’ün adıyla ‘Pastörize’ etmek denilmektedir. Pasteur, Strasberg’li Marie Laurent ile evlendi. Birbirlerini çok seviyorlardı. Marie eşini, araştırmalarını her şeyin üstünde tutması için özendiriyordu. Bu yüzden Pasteur, laboratuar çalışmaları üzerinde yoğunlaşabiliyor ve işine gereken zamanı ve önemi verebiliyordu.
Küçük Joseph Meister kuduz bir köpek tarafından on dokuz yerinden ısırıldığında, anne ve babası yavrucağı Louis Pasteur’e getirdiler. Bu bilim insanı daha önce insan üzerinde hiç denenmemiş olan kuduz aşısını çocuğa uygulamakta tereddüt etti. Pasteur bunu ancak, kendisine gelen iki doktorun, çocuğun kuduzdan her durumda öleceğini ve başarılı olursa ilacın kuduza bir çare olabileceğini söylemesinden sonra denemeye karar verdi.
Pasteur kuduzun çaresini bulmuştu. Louis’nin aşısı küçük Joseph Meister’in hayatını kurtardı. Meister büyüdüğünde Pasteur Enstitüsü’nün kapıcılarından biri olacaktı. Çünkü Louis Pasteur’e karşı duyduğu minnet duygusu, ömrünün sonuna kadar Enstitü’de çalışmak istemesine neden olmuştu.
Pasteur kendine inanan bir insandı. Başkalarının söyledikleriyle değil, kendi doğrularıyla yaşayan ve sezgilerine güvenen bir bilim insanıydı. 1895 yılında hayata gözlerini yumduğu güne kadar son derece alçak gönüllü, gösterişiz ve sade bir yaşam sürdürdü. Yaşlılık yıllarında insanların ona gösterdikleri büyük saygı karşısında şaşkınlığa düşer ve bunu pek komik bulurdu. Bir keresinde Londra’da bir uluslarası tıp kongresine davet edilmişti.
Kongre salonuna girdikten kısa bir süre sonra Pasteur kürsüye davet edildi. Pasteur’ün yüzünde hayal kırıklığına uğramış gibi bir ifade belirdi. Pasteur, “İngiltere veliaht (kral adayı) Prens’i buraya geliyor olsa gerek” dedi. “Keşke dışarda dursaydık. Gelişini de izleyebilirdik böylece.” Bu içten sözler herkesi çok duygulandırmıştı. Kongre başkanı Pasteur’e “Hayır Bay Pasteur” dedi. “Gelen sizsiniz. Herkesin takdir ettiği ayakta alkışladığı insan sizsiniz.”
Medical Park Antalyaspor, Fenerbahçe'nin golcü futbolcusu Semih Şentürk ile 1,5 yılık anlaşma sağladı.
Semih Şentürk, Medical Park Antalyaspor ile bir buçuk yıllığına anlaşmaya vardı.
Altyapısında yetiştiği Fenerbahçe'de 2002 yılından bu yana forma giyen Semih Şentürk, sarı-lacivertli takım ile yollarını ayrırdı.
30 yaşındaki futbolcu, bir süredir görüşme halinde olduğu Medical Park Antalyaspor ile bir buçuk yıllığına anlaşmaya vardı. Fenerbahçe ile sözleşmesi bu sezon sonunda tamamlanacak olan Semih'in resmi imzayı önümüzdeki günlerde atması bekleniyor.
Antalyaspor'un sarı-lacivertli takıma bonservis bedeli ödemeyeceği öğrenilirken, anlaşma detayları resmi imzaların atılmasının ardından açıklanacak.
Son dönemde Fenerbahçe'de forma şansı bulanamayan Semih, kariyerine artık Antalyaspor'da devam edecek.10 yaşında Özçamdibispor'da futbola başlayan Semih, 1999 yılında Fenerbahçe altyapısına transfer oldu. 2001-2002 sezonunda İzmrspor'da kiralık olarak forma giyen Semih Şentürk, 2002 yılından bu yana sarı-lacivertli takımda görev yaptı.
Merhaba arkadaşlar merak eden arkadaşlarımıza bugün kişisel blog nedir ? sorusunun cevabını vereceğim. Bildiğimiz üzere eskiden hepimiz forum sitelerinde vakit geçirir ve sürekli olarak forum
forum gezer üye olurduk. Günümüzde artık forum siteleri eski önemini kaybetmiş durumda. Artık portal tarzı siteler ve kişisel blog siteleri daha büyük bir ilgi görüyor. Çünkü insanlarımız artık kolay olanı tercih ediyor. Çünkü forum sitelerinde bizi üye yapmak için konuya cevap yazmak, linki görebilmek için üye olmak, teşekkür butonuna basmak gibi eklentiler uygulanıyor yani bunun anlamı karşılıklı bilgi anlamına geliyor. Ancak kişisel blog böyle değil 2011 yıllarından itibaren daha yoğun bir şekilde kişisel blog kullanılıyor. Çünkü kişisel blog bilgi vermek için sizden bir karşılık beklemiyor.
Sistem gayet kolay bir şekilde. Siteye giriyor istediğiniz bilgileri, linkleri rahatça görebiliyor ve isterseniz yorum yapma gereksinimi bile duymuyorsunuz. Bu şekilde internet daha eğlenceli bir hale geliyor. En önemlisi internet üzerinde herkesin istediği şey karşılanmış oluyor. Yani “aradığını bulmak” kişisel blogların gittikçe yaygınlaşmasıyla aradığınız şeyi bulmak kolaylaştı. Şimdi kişisel bloglar ne içerir size bunu açıklayalım. Kişisel blog kişinin isteğine ve ilgi alanına göre değişiyor. Mesela bu benim kişisel blogum ve ben yaklaşık 20 kategori hakkında okurlarıma karşılıksız olarak içerik sunuyorum. Kişisel blog tek bir sayfa halinde olduğu için gerçek kişisel blog yazarları sitelerine girdiği içerikleri özene bezene hazırlıyor ve okuyucalarına bunu sunmaktan mutluluk duyuyor.
Bir çok kişisel blogun en güzel özelliklerinden birisi ise günce olması. Güncel olan kişisel bloglar takipçi kazanıyor böylece okurları hergün girip “yahu bakalım bu adam bugün ne yazmış” diye merak ediyor. Bu nedenle kişisel blog ülkemizin gelişmesini de sağlıyor. Çünkü insanlara bir bakıma okumak isteği kazandırıyor ve üzerlerindeki üşengeçlik hissini ortadan kaldırıyor. Anlayacağımız üzere kişisel blog şu sıralar internet üzerinde en popüler portal olarak biliniyor. Umarım kişisel blog hakkında gerekli bilgileri edinmişsinizdir. Kendinize iyi bakın, saygılarımla
Bildiğiniz gibi Blogger’ın kendi şablonlarından birini kullandığınızda sayfanın alt tarafında XXX şablonu. Powered by Blogger gibi bir ifade vardır.Blogger yardım forumlarında bunu nasıl kaldırabileceğini soran çok sayıda blogcuyla karşılaştım ve bu yazıyı yazmaya karar verdim.
Blogger’ın şablon tasarımcısı ve çeşitli eklentiler yardımıyla kafanızda ki temayı oluştursanız bile sayfanın en altındaki bu yazı orda kalacaktır ve muhtemelen siz bunu kaldırmak isteyeceksinizdir.Ancak kodlarda aradığınızda o yazıyı asla bulamazsının.Şimdi yazıyı nasıl kaldıracağınıza geçelim.
Öncelikle blogunuzun şablonunda kodunu bulun ve bu kodun hemen üstüne aşağıdaki kodları ekleyerek şablonunuzu kaydedin.
]]></b:skin>Bunu Kodun Üstüne Yapıştırın
#Attribution1 {
height:0px;
visibility:hidden;
display:none
}Merbaha Arkadaşlar Yoğun İstek Üzerine "Web Tembelist" Yani Ulaş Sağlam Teması Yani Şu Anda Sitemizde Bulunan Temayı Size Sunuyorum.. Umarım Beğenirsiniz Sakın Şifreli Kodlarla Oynamayın Site Bozulabilir.. Hayırlı Olsun Güle Güle Kullanın Memmun Kalacağınız Sitedir.
Antalya'da deprem! Ölü var mı? Son dakika!
Antalya'da deprem meydana geldi. Türkiye'nin en büyük turizm kaynaklarından olan Antalya'da 6.0 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremde ölü yada yaralı var mı bilinmiyor? Antalya'da depremin Körfez'de meydana geldiği söyleniyor. Antalya'da son durum ne? Deprem oldu.
Antalya'da derem meydana geldi. Antalya'da çok büyük bir deprem meydana geldi. antalya'da meydana gelen depremin ayrıntıları henüz düşmüş değil. Deprem sırasında İnsanlar evlerinde duramamışlar. An be an duvarlar sallanmış ve avizeler dahi oynamış. Ölü yada yaralı var mı bilinmiyor. Depremin özellikle Manavgat tarafından aşırı hissedildiği ve henüz ölü yada yaralı haberi açıklanmadığı bilgisi elimize ulaştı. Her ihtimale karşı olay yerine sağlık ekipleri yollandı.
Gelen son bilgilere can kaybı ve yıkımın olmadığı söyleniyor. Antalya'da meydana gelen deprem yaklaşık 15 dakika önce meydana geldi. Deprem 17.23 sıralarında meydana geldi. ...
Merhaba arkadaşlar bugün sizlere kendim kodladığım "Okul Sayaçı" Kodunu Sunuyorum . Aslında bu ücretli veya ücretsiz hostlar için yapılmış bir script ancak bunu istek üzerine bloggera uyarladım. Ancak kodda şöyle bi sıkıntı vardır , Bloggerın klasik şablonlarında çalışmaktadır.
Kurulum bilgileri dosyanın içerisinde mevcuttur.
Diğer Sayaçlarıda kodladıkca burada paylaşacağım.
Beşiktaş yılı kötü kapattı! Siyah beyazlılar, 2013'teki son maçında konuk olduğu Gençlerbirliği'ne 1-0 yenilerek ligin ilk yarısını mağlubiyetle bitirdi. Mücadelenin tek golü Zec'ten gelirken, özellikle Beşiktaş kötü futboluyla seyir keyfinden çok uzaktı...
Karşılaşma oldukça ağır bir tempoda başladı. Daha ilk dakikada Holosko'nun kaleci Ramazan'a müdahale ile izlenen sakatlık nedeniyle oyun durması, ilerleyen dakikalarda da oldu ve maçta tempo bir türlü yükselemedi.
Karşılaşmada ilk tehlike yaşandığında dakikalar 20'yi gösteriyordu. Gençlerbirliği ceza alanının solundan Almeida'nın yaptığı ortada ceza alanındaki Gökhan Töre ve Olcay Şahan'dan önce topa müdahale eden kaleci Ramazan, önemli bir tehlikeyi ayaklarıyla önledi.
1 dakika sonra ise Gençlerbirliği'nin rakip kaleye ilk şutu ve golü izlendi. 21. dakikada Gosso'nun pasında topla Beşiktaş ceza alanının sağ çaprazında buluşan Zec, dönerek yaptığı vuruşla kaleci Tolga Zengin'in solundan topu filelere göndererek, takımını 1-0 öne geçirdi.
30. dakikada gelişen Beşiktaş atağında, Uğur Boral'ın sol taraftan yaptığı ortada uygun durumdaki Almeida'nın yaptığı kafa vuruşundan seken topu Gençlerbirliği savunma oyuncuları uzaklaştırdı.
Maçın ilk yarısı 1-0 Gençlerbirliği'nin üstünlüğünde sona erdi.
Maçın ikinci yarısı izleyenleri hayrete düşüren bir pozisyon ile başladı. sabetsiz Beşiktaş ceza alanı içerisinde topla buluşan Ermin Zec, topu kale ağzına çevirdi. Bogdan Stancu, kaleciyi de geçen topla, bombom kalenin 3 metre önünde buluştu. Ancak Stancu'nun kale ağzında yaptığı vuruş, yerden sekerek kale üzerinden dışarıya çıktı.
Maçın başlarında Ersan Gülüm'ün sakatlığıyla oyuna Encude'yi alarak mecburi bir değişikliğe giden Biliç 2. değişikliğini 56. dakikada yaptı ve Gökhan Töre'yi kenara alıp Mustafa Pektemek'i sahaya sürdü.
59. dakikada Beşiktaş beraberliğe yaklaştı, hatta top Gençlerbirliği fileleriyle buluştu ancak hakem Özgür Yankaya geçerli saymadı. Serbest vuruş için hazırlık yapılırken, hatta hakem Yankaya da topun başındayken, Olcay Şahan düdüğü beklemeden topa vurup ağlara yolladı. Ağlara giden top, gol olarak değer kazanmazken, Olcay da hakemden sarı kart gördü. Sonrasında ise Uğur Boral'ın şık frikik vuruşunda kaleci Ramazan topu köşeden çıkardı.
62'de sağ kanattan kazanılan köşe vuruşunda topun başına geçen Uğur Boral'ın ceza alanına gönderdiği ortayı Gençlerbirliği savunması karşıladı. Ardından ceza alanı gerisinde topa sahip olan Serdar Kurtuluş'un uzak mesafeden kaleye gönderdiği şutunda top kaleyi buladı.
Beşiktaş'ın oyununa hareket getiren Mustafa Pektemek, 72. dakikada önemli bir fırsattan yararlanmadı. Olcay Şahan'ın pasıyla sol kanatta taç çizgisine yakın bir noktada topla buluşan Uğur Boral'ın ortasında Mustafa Pektemek'in kafa vuruşu kale üzerinden dışarıya çıktı.
Beraberlik golü arayan Beşiktaş bu arada kalesinde de tehlikeler yaşamaya devam etti. 76. dakikada Jimmy Durmaz'ın kale ağzına çevirdiği topa altı pas üzerinde Özgür İleri'nin yaptığı vuruşta top yine üstten auta çıktı ve ev sahibi ekip bir kez daha %100'lük bir fırsattan yararlanamamış oldu.
Son oyuncu değişikliğini Serdar Kurtuluş'un yerine Ömer Şişmanoğlu'nu oyuna alarak yapan Biliç için artık önünde 10 dakika vardı. Ancak kalan dakikalar da Beşiktaş'ın ve skor tabelasının görüntüsünü değiştirmeyince, karşılaşma gençlerbirliği'nin 1-0 üstünlüğüyle sona erdi
Merhaba arkadaşlar sizlere bugün arkadaşımın yapmış oldugu Ayuv1 Temasını Sunuyorum . Temayı kişisel bloglarınızda kullanabilirsiniz . İyi Kullanımlar
Rar Pass ;
webkancik.blogspot.com
Samsung'un 2014 yılında piyasaya süreceği Galaxy S5 modelinin, hangi özelliklere sahip olacağı hakkında yeni detaylar gelmeye devam ediyor. Ayrıntılar haberimizde.
Güney Kore menşeli teknoloji devi Samsung'un, 2014 yılında tanıtacağı yeni amiral gemisi ve Galaxy S serisinin devamı olan Galaxy S5'in özellikleri Android tutkunları tarafından merak ediliyordu. İlk etapta gelen bilgiler Apple'ın dünyada ilk kez kullandığı 64 Bit mimarili mobil işlemcinin,Samsung Galaxy S5'te de kullanılacağı yönündeydi.
Samsung Galaxy S5'in kamera bölümünde ise 16 Megapikselçözünürlüğünde bir kamera sensörünün bulunacağı diğer söylentiler arasında yer alıyordu. Bugün bu iddialara bir yenisi daha eklendi.Digitimes’ın aktardığı bilgilere göre Samsung Display ve Japan Display, Samsung Galaxy S5'te kullanılacak olan WQHD (2560x1440) ekranın üretimini üstlenecek. Digitimes'ın aktardığı bir diğer bilgi ise bu zamana kadar Samsung Galaxy S5 iddialarını doğrular nitelikte.
64 Bit mimarisi ve diğer detaylar
Aktarılan bilgilere göre ayrıca; Samsung Galaxy S5'te herkesin tahmin ettiği gibi 64 Bit mimarili bir işlemci kullanılacak ve ayrıca telefonda 16Megapiksel çözünürlüğünde bir kamera sensörü yer alacak. Bildiğiniz gibiSamsung, Galaxy S3'ün tasarımını değiştiremeyerek Galaxy S4'ü de S3görümünde tasarlamıştı. Samsung'un Galaxy S5 ile farklı bir tasarımla kullanıcıların karşısına çıkacağını tahmin ediyoruz.













