2 Milyon Facebook Hesabı Tehlikede!

Sizlere zaman zaman bazı yazılarımızda Facebook virüslerinden bahsediyorduk. Geçtiğimiz saatlerde öğrenmiş olduğumuz yeni haberle birlikte , Hollanda sunuculu olduğu bilinene bir site tarafından 2 Milyon facebook hesabının ele geçirildiği bilgisini öğrendik. Ele geçirilen hesapların şifre ve isimleriyle birlikte internette yayınlandığı ortaya çıktı.
Daha çok mesajların yayınlandığı bu saldırıyla milyonlarca kişi ve Facebook kırmızı alarma geçmiş durumda. Kullanıcı gizliliğini tehdit eden bu olay , kısa sürede Dünya gündemine oturmuş durumda. BBC’nin duyurduğu haberde , kurban kullanıcıların bilgisayarlarına giren zararlı yazılım kısa sürede tüm şifrelere ulaşarak bir veritabanında tuttuğu öğrenildi. Ardından bu bilgileri sitesinde yayınladığı ortaya çıktı. Site kullanıcı isim soyisim bilgileri ve şifreleri mevcut olduğu söylendi.
Güvenlik uzmanı Graham Cluley konuyla ilgili bir açıklama yaptı. Cluley , “İnsanların yüzde 30 ila 40′ı Facebook’ta kullandığı şifreyi başka hesaplarında da kullanıyor. Bu büyük bir tehlike .” açıklamasında bulunurken, Facebook kullanıcıları şimdiden tedirgin olmaya başladı. Ancak globalde şifrelerin kimlere ait olduğu bilinmiyor.
Busebeple Facebook şifrenizi ve hatta kullandığınız şifreyi başka sosyal platformlarda  kullanıyorsanız bu şifreleri de hemen değiştirmenizde gerekmektedir..Şifrelerin yayınlandığı siteyi bulan Trustwave isimli güvenlik şirketin yapılan açıklamada virüsün botnet aracılığıyla kullanıcıların izni olmadan bilgisayarlara sızdığına dikkat çekti.

Kartal zorlu başkent deplasmanında!

Kartal zorlu başkent deplasmanında!
Beşiktaş, haftayı Ankara’da açıyor. Siyah-Beyazlılar, ligde 3 maçtır mağlup olmayan Gençlerbirliği’ni evinde yenerek zirve iddiasını sürdürmek istiyor. Bu akşam saat 20:00’de başlayacak mücadeleyi Özgür Yankaya yönetecek.

Teknik direktör Slaven Bilic, sakatlığı ya da kart cezası bulunmayan Manuel Fernandes'i Gençlerbirliği maçının kadrosuna almadı.
Sakatlıkları bulunan Oğuzhan, Atiba Hutchinson ve İsmail Köybaşı'nın yanısıra cezalı Motta başkente götürülmedi.  Teknik heyetten izin alarak ülkelerine giden Eneramo ve Pedro Franco da maç kadrosunda yer almadı.
Bu akşam saat 20:00’de Ankara 19 Mayıs Stadı’ndaki mücadeleyi hakem Özgür Yankaya yönetecek.

BEŞİKTAŞ'IN MUHTEMEL 11'İ
Kasımpaşa ile oynanan maçta gördüğü kırmızı kartın cezasını Elazığspor karşısında  çeken Hugo Almeida'nın  ilk 11'de forma giymesi bekleniyor. Sakatlıkları düzelen Gökhan Töre, Kerim Frei ve Ömer Şişmanoğlu da Bilic'in şans vermesi halinde görev yapabilecekler.
Teknik direktör Slaven Bilic'in Gençlerbirliği karşısında Tolga - Serdar, Sivok, Ersan, Uğur - Veli, Necip - Olcay, Holosko, Gökhan - Almeida 11'i ile çıkması bekleniyor.
Siyah-Beyazlı takımın eski futbolcularından Mehmet Özdilek'in çalıştırdığı Gençlerbirliği ligde 3 haftadır yenilmiyor.

Dilin İnsan Ve Toplum Hayatındaki Yeri Ve Önemi

Dil bir iletişim aracıdır. Duygu, düşünce ve istekler dil ile aktarılır. Duygu ve düşüncelerin aktarılmasında sözü söyleyen kişi kaynak, söylenen bir söz (mesaj, ileti), iletilen sözü alan alıcı ve bir de iletişimin yapıldığı iletişim ortamı vardır. Bu düzeneğe iletişim sistemi denir. Bu yönüyle dil en etkin bir iletişim aracıdır.
Her sanat dalının kendini ifade ediş tarzı farklıdır. Ressam renklerle, müzisyen seslerle, mimar ana maddesi toprak ve taş olan maddelerle sanatını yerine getirir. Edebiyatın da ana malzemesi dildir. Dil sayesinde duygular, düşünceler, sevinçler üzüntüler dile getirilir. Bu bakımdan dil olmadan edebiyat olmaz; dil edebiyatı, edebiyat da dili besler, geliştirir. Edebi eserler sayesinde dil gelişir; anlam zenginliği kazanır ve sözcük sayısı artar. Bu yönüyle dil altına, şair ve yazarlar da bu altını işleyen kuyumcuya benzetilir. Hikâyeler, romanlar, şiirler, tiyatro türündeki eserler dil ile yazılır. Dilin diğer önemli bir yanı da ulusal birlik ve beraberliği sağlamasıdır. Aynı dili konuşan, aynı duygu düşünce ve zevkleri paylaşanlar, kederde ve kıvançta birlikte hareket ederler.
Bir ulusun maddî ve manevî alanda ortaya koyduğu tüm eserler kültürü oluşturur. Edebiyat da kültürün içerisinde yer alan bir sanat dalıdır. Örneğin İslâmiyet’ten önceki dönemde yazılmış olan ürünlerden destanlar, koşuklar, savlar sayesinde biz o dönemin kültürünü, yaşam biçimini, inançlarını öğreniriz.

Bu dünyada bir nesneye
Yanar içim göynür özüm
Yiğit iken ölenlere
Gök ekini biçmiş gibi
Yunus Emre

Yukarıdaki metin 14. yüzyılda sade bir dille söylenmiştir. Bu metin dil sayesinde günümüze dek yaşamıştır. Bu sayede Yunus Emre gibi yüzlerce şairin, yazarın eserleri korunabilmiştir. Bu bakımdan dil bir kültür taşıyıcısı olarak önemli bir işlevi yerine getirmektedir. Dil ve kültür edebiyata bir derinlik, bir canlılık katmaktadır.
Bir dil, konuşan kişinin kültür düzeyine göre farklılıklar gösterir. Bir kişinin bakkalda, alışverişte ya da sokakta konuştuğu dil ile resmi çevrelerde kullandığı dil farklıdır. Bu nedenle günlük yaşamda alışverişte, eş dost arasında, bakkalda kullandığımız dile konuşma dili denir. Konuşma dilinde duygu ve düşünceler kısa cümlelerle anlatılır, anlatımda devrik cümlelere yer verilir. Konuşma dilinde noktalama işaretlerine pek uyulmaz. Onun yerine vurguya ve tonlamaya dikkat edilir. Çoğu zaman cümlede öğelerin yerleri değişir; yüklem başta ya da ortada olur. Duygu ve düşünce daha belirgin olarak söylenir. Nerde kaldın, ayol? “İş olur mu burada?” vb. cümleleri buna örnek olarak gösterilebilir.
Bir rapor, bir makale, fıkra ya da bilimsel içerikli yazı hazırlarken kullanılan dile de yazı dili denir. Günlük resmî yaşamda, gazetelerde, dergide ve kitaplarda kullanılan dil yazı dilidir. Yazı dilinde cümlelerin açık, akıcı, sade ve dil bilgisi kurallarına uygun olmasına dikkat edilir. Yazıda yazım kurallarına ve noktalama işaretlerine uyulur.
Bir milleti ayakta tutan, onun varlığını ve devamını sağlayan, millî şuuru besleyen, bir millete mensup olma hazzını veren ve bireylerini birbirine yaklaştırarak onlar arasında birlik yaratan unsur olarak dilin, millet hayatındaki yeri çok önemlidir. Öyle ki milletin varlığı, dilin varlığıyla mümkündür.
İnsanın geçmişini öğrenmesinde, gününü yaşamasında, geleceğine yön vermesinde, kişiliğini kazanmasında, aynı dili konuşan diğer insanlarla iletişim kurmasında ve kendisini ifade etmesinde dilin çok önemli bir araç olduğu muhakkaktır. Bu bakımdan dil bir anlamda bireye hizmet eder. Ancak, insan tabiatı gereği toplu hâlde yaşamaya ihtiyaç duyar. Çevresinde kendiyle aynı değerleri paylaşan insanların bulunmasını ister. Bu ortak değerlerin oluşturulmasında, paylaşılmasında, nesilden nesile aktarılmasında, milletin varlığını devam ettirmesinde dil, çok önemli bir görevi yerine getirir. Çünkü millet olmanın birinci şartı, aynı dili konuşmaktır.
Dil, milletin ortak kültürüyle yol alarak varlığını devam ettirir. Milleti oluşturan bireyler arasında birleştirici bir rol üstlenen dil, aynı zamanda ortak şuurun, millî şuurun ortaya çıkmasına hizmet eder. Millî birliği ve beraberliği sağlar. Dilin bu özelliği Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyetini kuran; Türk halkı, Türk milletidir. Türk milleti demek, Türk dili demektir. Türk dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti, geçirdiği nihayetsiz felâketler içinde ahlâkının, an’anelerinin, hatıralarının, menfaatlerinin, kısacası, bugün kendi milliyetini yapan her şeyinin dili sayesinde muhafaza olunduğunu görüyor. Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” sözlerinde veciz ifadesini bulmuştur.
Millî varlığın korunmasıyla dilin korunması arasında çok sıkı bir ilgi vardır. Dilini unutmayan fakat bağımsızlığını kaybeden bir toplum milliyetini koruyor demektir. Bu toplum, bağımsızlığını kazanıp bir devlet kurarak, bir millet olarak yeniden tarih sahnesine çıkabilir. Sovyet Rusya’nın dağılmasıyla Türklerin ve diğer milletlerin bağımsız birer devlet olarak yeniden tarih sahnesine çıkmaları bunun en yeni örneğidir. Tarihte bunun başka pek çok örneği vardır. Ancak dilini kaybeden milletlerin tarih sahnesinden silindikleri de bilinmektedir.
Bir milletin dili bozulursa kültüründe sıkıntılar ortaya çıkar. Düşünce, sanat ve edebiyat alanlarında çöküntü başlar. Dil asıl işlevini (insanlar arasında anlaşma aracı olma) yerine getiremez. Kitleler birbirlerini anlayamaz hâle gelir ve yavaş yavaş kopmalar başlar. Bu gerçek, tecrübeyle sabit olduğu için bir milleti içten yıkma yönteminde işe önce dilden başlanır. Yeni neslin kültürel değerleri öğrenmemesi ve bireylerin, kuşakların birbiriyle sağlıklı iletişim kurmalarını engellemek için ne gerekiyorsa yapılır. Bu yüzden dil üzerinde oynanan oyunlara karşı her zaman uyanık olmak gerekir. Adres bulmada kolaylık olsun gibi bir bahaneyle meselâ; Yunus Emre Caddesi’ni 4. Cadde şeklinde değiştirmek bile kültür bakımından son derece yanlıştır. Çünkü cadde adını rakamla ifade ettiğiniz zaman bu tabelayı okuyan kimsenin buradan caddenin numarası dışında öğrenebileceği bir şey yoktur. Fakat Yunus Emre adının yaşatılması hâlinde en azından yetişen nesil Yunus Emre’nin kim olduğunu, bu caddeye neden bu ismin verildiğini merak edecektir, öğrenmek isteyecektir ve sonuçta kendi kültüründen bir şeyler bulacaktır.
Bir milletin ruhu, karakteri, anlayışı çoğunlukla sanatkârların ortaya koydukları eserlere yansıdığından bu yönüyle de dil, sosyal yapının ve kültürün aynası durumundadır. Dolayısıyla bu eserlerin dikkatle incelenmesi o milletin karakteri hakkında sağlam ipuçları verecektir. Gelişmiş ülkelerin kendi kültürlerini ve başka kültürleri öğrenmek için araştırmalar yaptırmalarını, bunlar için bütçelerinden önemli paylar ayırmalarını yabana atmamak lâzımdır. Her milletin kendine göre birtakım kültür özellikleri olduğu gibi milletlerin zayıf ve güçlü olduğu yönler de vardır. Kültür araştırmalarıyla bunların tespiti mümkündür. İzlenecek politikaların belirlenmesine bu araştırmalardan elde edilen veriler ışık tutmaktadır. Sömürgeci ülkeler günümüzde stratejik araştırma enstitüleri adı altında dünyanın dört bir tarafında yaptıkları araştırmalarda o ülkenin veya bölgenin etnik yapısını, özellikle de yerel dilleri gündeme getirmektedirler. Tarihte ve günümüzde bunun pek çok örneğini görmek mümkündür.
Özetlemek gerekirse dil, milletin manevî gücünün aynasıdır. Bir milletin kültürel değerlerini oluşturan ve o milleti ayakta tutan; edebiyatı, sanatı, bilim ve tekniği, dünya görüşü, ahlâk anlayışı, müziği geçmişten günümüze ancak dil sayesinde aktarılmaktadır. Dolayısıyla dilin korunmasıyla millî varlığın korunmasını aynı seviyede algılamak gerekir.

Bire Bir Kafa Topu


                     Oyun Sonu Kaç Gol Attıgınızı Yazın :)

Son Samuray


                 Oyun Sonunda Rekorlarınızı Yazabilirsiniz :)

Lig Tv Kodu

KOD : 

Langırt Oyna

                Oyun Sonunda Rekorlarınızı Yazın Paylaşalım :)
 

Popular Posts

Cloud